Hisse Senedi Basımı Bilgi

Hisse Senedi Basımı Bilgi,

Yeni TTK’ya göre A.Ş.’lerde Pay senetleri ve senetlerin devrinin vergilendirilmesi

I- GİRİŞ
Anonim şirket, ticari hayatta oldukça önemli yeri olan şirket yapılanmasıdır. Anonim ortaklıkların en önemli özelliği ise, pay senedi çıkarabilmeleridir. Ticari hayatı modernize etmesi amaçlanan ve Temmuz 2012’den itibaren yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu([1]) (YTTK) ile başta hisse senetlerine pay senedi denilmekle beraber birçok yenilik söz konusu olmaktadır. Bu çalışmada öncelikle YTTK açısından pay senetlerinin devri, ortaya çıkan değişikliklerle açıklanacak ve bu değişikliklerin vergi kanunlarını etkileyip etkilemediği üzerinde durulacaktır.II- PAY SENETLERİ VE SENETLERİN DEVRİ
Anonim şirket en önemli şirket türlerinden biri olup genel hükümleri itibariyle 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ile birçok konuda değişerek günün gereksinimlerine uyması planlanan bir nitelik kazanmıştır. Genel olarak anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan bir sermaye şirketi şeklidir. 6762 sayılı Mevcut Türk Ticaret Kanunu’na([2]) (MTTK) göre anonim şirket kurulabilmesi için şirkette pay sahibi en az beş kurucunun bulunması şart iken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek ve tüzel kişilerin anonim şirket kurabilmesi olanağı getirilmiştir (6102 s. TTK m. 337). Yeni kanun ile anonim şirket kurulabilmesi için asgari bir ortak yeterli olmaktadır (6102 s. TTK m. 338).
Anonim şirketlerle ilgili olarak ticari hayatın en yaygın uygulamalarından birisi şirketlerin hisse senedi çıkarabilmeleridir. 6102 sayılı YTTK ile dikkati çeken önemli değişiklikler içinde hisse senedi kavramının kanunda kullanılmaması ve bu kavramın yerine pay senedi kavramının kullanılması yer almaktadır. Kanun’un 484. madde gerekçesinde([3]) bu değişiklikle ilgili şu açıklama yapılmıştır:”6762 sayılı Kanun gibi, anonim şirketteki sermayenin bölünmesi sonucu oluşan birime ‘pay’ demektedir. Pay kanuni terimdir. Payın kıymetli evrak niteliğinde bir senede bağlanınca adının ‘hisse’ olarak değişmesinin ve söz konusu senede ‘pay senedi’ denmesinin makul bir sebebi yoktur. ‘Pay senedi’ni içerdiği paydan soyutlanmış olarak adlandırıldığı, bu senedin kanuni adının (pay sözcüğü düşünülmeksizin) pay senedi olarak konulduğu açıklaması da ikna edici değildir. Bu sebeple çelişkiyi ortadan kaldırmak amacıyla senedin kanuni adının ‘pay senedi’ olması uygun görülmüştür”.
Anonim şirketleri için pay senetleri, şirketlerin sermaye toplamak amacıyla çıkardığı menkul kıymetlerdir. Anonim şirketler tarafından çıkarılan bu kıymet, bir varlığı değil kaynağı ifade etmektedir. Buna sahip olan gerçek ve tüzel kişilerin ise, varlığıdır([4]). Anonim şirketlerde pay senetlerinin devri konusu bastırılmış ve bastırılmamış senet ayrımı yapılarak incelenmektedir.A- BASTIRILMIŞ PAY SENETLERİ
Bastırılmış pay senetleri hamiline ve nama yazılı şekilde olmaktadır. Nama yazılı pay senetleri, gerçek nama yazılı ve bağlı nama yazılı senetler şeklinde ikiye ayrılmaktadır([5]).
Devir şekillerinde 6762 sayılı MTTK ile 6102 sayılı YTTK arasında bir farklılık söz konusu olmamaktadır (6762 s. TTK m. 416-417). Sadece nama yazılı pay senetlerinin devrinde yeni kanuna “kanunda” ifadesi eklenmekle birlikte bağlı nama yazılı senetlerin devrinde şirket onayı ilke kabul edilmektedir (6102 s. TTK m. 492).

1- Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Devri
Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olarak düzenlendiği belirtilmiştir. Pay senedinin hamiline olabilmesinin ön koşulu bedelinin tamamen ödenmesidir (6102 s. TTK m. 484). Anonim şirketlerde, pay sahiplerinin kural olarak şirketten çıkması ve çıkarılmasının mümkün olmaması ve pay sahiplerinin kişiliğinin önem taşımaması nedeniyle, payların serbestçe devredilebilmesi ilkesi öngörülmektedir. Özellikle hamiline yazılı pay senedi sahipleri bu senetleri kayıtsız ve şartsız olarak serbestçe devredebilme konusunda mutlak bir şekilde kazanılmış hak sahibi olduklarından, bu senetlerin nama yazılı pay senetleri gibi bağlam hükümlerine tabi olmaları mümkün olmamaktadır([6]).

Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder (6102 s. YTTK m. 489). Hamiline yazılı pay senetleri zilyetliğin geçirilmesi yani senedin teslimi ile devrolunmaktadır. Bu nedenle hamiline yazılmış pay senetlerinin devri kolay olmaktadır.
6102 sayılı YTTK’da hamiline yazılı pay senetlerinin mutlaka bastırılması gerektiği belirtilmektedir. Yönetim kurulu, pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtmaktadır. Yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı tescil ve ilan edilir, ayrıca şirketin internet sitesine konulur. Pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkarılabilir. İlmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanmaktadır (6102 s. YTTK m. 486/2).

2- Nama Yazılı Pay Senetlerinin Devri
Nama yazılı senetler, gerçek nama yazılı ve bağlı nama yazılı senetler olarak ikiye ayrılmakta ve devir işlemi her iki senet türünde değişmektedir. Gerçek nama yazılı senetlerin devri, kanunda ya da esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın gerçekleşebilmektedir (6102 s.YTTK m. 490).
Kural olarak anonim şirketlerde nama yazılı senetler “serbest devir” ilkesi gereği herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın devredilebilmektedirler. Zira anonim şirketlerin temel özelliklerine uygun olanın da bu olduğu düşünülmektedir. Bu genel kural, şirket için bazı sakıncalar doğurabilir. Özellikle kurucu ortakların kurmuş oldukları düzen sonucu, iyiye giden işler, büyüyen ve değer kazanan şirketin hisseleri, başka kişi ve grupların eline geçebilir. Ortaklar bunu daha en baştan önlemek isteyebilirler. Şirket esas sözleşmesine, hisselerin devredilmesini sınırlayan veya tamamen yasaklayan hükümler konulabilir. Bu hükümlere “bağlam hükümleri” denir ve bu tür hisse senetlerine de bağlı nama yazılı hisse senetleri denilir([7]). 6762 sayılı MTTK’da bağlı nama yazılı senetlerin mülkiyeti onay ile yani pay defterine([8]) kayıt ile gerçekleşmektedir; pay defterine kayıt edilmediği sürece payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalmaktadır. Pay defterine kayıt pay sahipliği için bir karine oluşturmakta ve bildirici bir nitelik taşımaktadır([9]). Buna karşılık 6102 sayılı YTTK’nın 492. maddesinde, esas sözleşmede, nama yazılı payların ancak şirket onayıyla devredilebilmesinin öngörülebileceği belirtilmektedir. Bu durumda bağlı nama yazılı pay senetlerinin devrinde, pay defterine kayıt edilmiş olsa bile, kaydın anonim ortaklık tarafından reddedilmesi durumunda devir gerçekleşmemektedir.

Nama yazılı pay senetlerinin pay defterine kaydından kaçınılması yani pay senedinin mülkiyetinin onaylanmaması durumunda pay sahipliği haklarının nasıl geçtiği konusunda doktrinde çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Bunlardan bölünme teorisine göre, devralan kişi pay defterine kaydolunmasa bile, mülkiyet ona geçmiştir. Yani devredilen senedin teslimi ile pay senedinin mülkiyeti devralana geçmektedir([10]). Birlik teorisine göre, pay defterine kaydın ortaklık tarafından reddedilmesi hâlinde, mülkiyet taraflar arasında geçmez; ortaklığın onayına kadar devir askıda hükümsüzdür. Ortaklık tarafından devre onay verilmediği takdirde senet üzerindeki mülkiyet hakkı ile birlikte payın içerdiği hakların tümü devreden kimsede kalmaktadır([11]). İki teori incelendiğinde kabul edilen 6102 sayılı YTTK ile nama yazılı pay senetlerinin devrinde bölünme teorisinden birlik teorisine geçiş yapıldığı görülmektedir([12]).

B- BASTIRILMAMIŞ PAY SENETLERİ
6762 sayılı MTTK ile anonim şirketler kurumsal bir ayırıma tabi tutulmamakla birlikte, 28.07.1981 tarihli 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun([13]) kabul edilmesiyle anonim şirketler ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur. Bu ayrıma göre halka kapalı anonim şirketler yalnızca 6762 sayılı Kanun’a; halka açık anonim şirketler ise, hem 6762 sayılı MTTK’ya hem de 2499 Sayılı SPK’ya tabi olmuştur. 6102 sayılı YTTK ile anonim şirketler için halka açık ifadesinin kullanılmasından kaçınılmış, bunun yerine “pay senetleri borsaya kote edilmiş-kote edilmemiş anonim şirket” ayrımı söz konusu olmuştur([14]). Ancak halka açık ve halka kapalı anonim şirket türleri 2499 sayılı SPK ile varlıklarını sürdürmeye devam etmektedirler. Bu durumda halka açık anonim şirketlerin pay senedi bastırma zorunlulukları bulunmakta iken; halka kapalı anonim şirketlerde pay senedi bastırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte YTTK’da mevcut uygulamadan farklı olarak nama yazılı pay senetlerinin bastırılmasında “azlık istemi” ifadesi söz konusu olmaktadır. 6102 sayılı YTTK’nın 486. maddesinin 3. fıkrasında, azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senetlerinin bastırılacağı ve sahiplerine dağıtılacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla kapalı anonim şirketlerde de azlığın talebiyle şirket açısından pay senedi bastırılması zorunlu hale gelmektedir.

Kapalı anonim şirketlerde pay senedinin bastırılmasına getirilen bu zorunlu durumda dikkat edilecek bir nokta ise, azlığın istemi halinde, sadece azlık için değil bütün nama yazılı pay senedi sahipleri için pay senedinin bastırılacak olmasıdır. Örneğin, şirket ortaklarının tamamen nama yazılı pay senedi sahiplerinden oluşması durumunda, pay senetlerinin bastırılması için şirket sermayesinin %10’una (halka açık şirketlerde % 5) sahip pay sahiplerinin istemi yeterli olacak ve bu durumda sadece istemde bulunanlar için değil bütün ortaklar için pay senedi bastırılacak ve dağıtılacaktır([15]).

Pay senedi bastırılmaması durumuna, pay senedini bastırıp dağıtıncaya kadar geçerli olmak üzere geçici ilmühaber çıkartılmasına da rastlamaktayız([16]). İlmühaberler de nama veya hamiline olabilir. Nama yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak için çıkartılacak ilmühaberlerin nama; hamiline yazılı hisse senetlerinin yerine geçmek üzere çıkartılacak ilmühaberler ise nama veya hamiline olabilir. Ancak karşılığı tamamen ödenmemiş paylar için hamiline yazılı ilmühaber çıkartılamaz. Nama yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere, bedeli tamamen ödenmiş olsa bile, hamiline yazılı ilmühaber çıkartılamaz. Buna göre üç çeşit ilmühaber düzenlenebilir.

– Nama yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere çıkartılan nama yazılı ilmühaberler,
– Hamiline yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere çıkartılan nama yazılı ilmühaberler,
– Hamiline yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere çıkartılan hamiline yazılı ilmühaberler([17]).
Yukarıda açıklanan bağlam hükümleri, aynen ilmühaberler için de geçerlidir. İlmühaber çıkarmak konusundaki düzenlemeye 6102 sayılı YTTK 486. Maddesinde yer verilmektedir. Maddede ilmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmektedir. Gerek pay senedi bastırmak gerekse pay senedinin yerine geçecek geçici surette ilmühaberi çıkartmak sahiplerine bir takım avantajlar yaratmaktadır[18].

III- ANONİM ŞİRKETLERDE PAY DEVİRLERİNİN VERGİ KANUNLARI KARŞISINDAKİ DURUMU
Vergilendirme açısından da bakıldığında vergiyi doğuran olay hamiline yazılı pay senetlerinde zilyetliğin geçirilmesiyle ortaya iken, nama yazılı pay senetlerinde de gerçek nama yazılı pay senetleri ile bağlı nama yazılı pay senetlerinde farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Buna göre gerçek nama yazılı pay senetlerinde vergiyi doğuran olay devrin pay defterine kaydı ile ortaya çıkmakta; bağlı nama yazılı pay senetlerinde ise, esas sözleşmede şirket onayına ilişkin bir şerh konulmuşsa, devre şirket onayının verilmesiyle vergiyi doğuran olay ortaya çıkmaktadır. Bu durumda bir gerçek kişinin senede bağlı olsun olmasın anonim şirketteki ortaklık hak veya hisselerini devretmesi gelir vergisinin konusunda girmektedir ve bu işlemden doğan kazanç yedinci gelir unsuru olarak değerlendirilen değer artışı kazancı olarak kabul edilmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesinde de “devir” edimi kendisine elden çıkarma ifadesiyle karşılık bulmaktadır.

A- GELİR VERGİSİ
1- Bastırılmamış Pay Senetleri Açısından
Bastırılmamış pay senetleri ifadesi gelir vergisi kanununda açık olarak ifade edilmemekle birlikte bu ifadeden ortaklık hak ve hisselerinin kastedildiği belirtilmektedir. Dolayısıyla da GVK’nın mükerrer 80’inci maddesi 4’üncü bendine göre ortaklık haklarının ve hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak kabul edilmektedir.
Anonim şirketlerde pay senetlerinin yerini tutmak üzere geçici ilmühaber çıkartılabilmektedir. Bu durumda pay senetlerinin vergilendirilmesine ilişkin esaslar ilmühaberlerin vergilendirilmesinde de geçerli olmaktadır. İlmühaberlerin hisse senetleri ile değiştirilmesi dolayısıyla alınan pay senetlerinin iktisap tarihi olarak ilmühaberlerin elde edildiği tarih dikkate alınacaktır([19]).

2- Bastırılmış Pay Senetleri Açısından
Ortaklık paylarını temsilen pay senedi bastırmak halka açık anonim şirketlerde zorunludur. Türk Ticaret Kanunu açısından incelediğimizde 6102 sayılı YTTK ile pay senetleri hamiline ve nama yazılı pay senedi olarak bir ayrıma tabi tutulmuştur ve aralarında özellikle bağlı nama yazılı senetlerin devrinde vergiyi doğuran olay açısından bir nüans ortaya çıkmıştır. Tam mükellef gerçek kişilerde hamiline yazılı pay senetleri için gelir vergisi açısından elde etme, senedin bir kişiden diğer kişiye geçirilmesiyle gerçekleşmektedir. Vergiyi doğuran olay senedin zilyetliği ile ortaya çıkmaktadır.

Nama yazılı pay senetler açısından gerçek nama yazılı senetler ile bağlı nama yazılı senetlerde vergiyi doğuran olayın vukuu bulduğu an değişmektedir. Gerçek nama yazılı senetlerde, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesinde zilyetliğin devri yeterli olmamakta hatta devralan açısından vergiyi doğuran olay pay senedinin devrinin pay defterine kaydı ile gerçekleşmektedir. Buna karşılık bağlı nama yazılı pay senetlerinde, devirin pay defterine yazılmasından ziyade eğer esas sözleşmede belirtilmişse şirket onayının gerçekleşmesi de gerekmektedir. Şirket onayının verilmemesi durumunda devre bağlı tüm haklar devralana geçememektedir. Bu durumda mali haklarda ortaya ancak şirket onayı ile çıkmaktadır.
Bu durumda bastırılmış pay senetlerinde ister nama ister hamiline yazılı olsun, SPK mevzuatına tabi halka açık anonim şirket tarafından bastırılan pay senetleri menkul sermaye iradı kabul edilmekte ve vergilendirilmeleri ikili bir ayrıma tabi olmaktadır. Bunlardan birincisi GVK’nın mükerrer 80. maddesine göre değer artışı; bir diğeri ise, 5281 sayılı Kanun([20]) ile GVK’ya eklenen geçici 67. maddeye göre birer finansal araç kabul edilerek vergilendirilmeleridir([21]).

Bastırılmamış pay senetlerinin devri yani elden çıkarılması GVK’nın mükerrer 80. maddesinin 4. bendi; bastırılmış pay senetleri ise mükerrer 80’inci maddenin 1’inci bendi kapsamında değer artışı kazancı sayılarak vergiye tabi tutulmaktadır. Buna göre değer artışı, ivazsız olarak elde edilen kazanç ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan pay senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlardan oluşmaktadır. Pay senedinin borsada işlem görüp görmemesi dikkate alınmamakta sadece tam mükellef bir kuruma ait olması ve 2 yıl içinde elden çıkarılması durumunda vergiye tabi olmaktadır. Bu durumda iki yıllık sürenin ve pay senedi sahiplerinin vergisel yükümlülüklerinin başladığı tarihin belirlenmesi açısından pay senetlerinde vergiyi doğuran olayın belirlenmesi pay senetlerinin türleri itibariyle yukarıda açıklanmaktadır.

GVK’nın mükerrer 81. maddesine göre değer artışında safi kazanç ise, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur.

Bastırılmış pay senetlerinin vergilendirilmesinde bir diğer uygulama ise, 5281 sayılı Kanun’la GVK’ya eklenen geçici 67. maddeye göre banka ve aracı kurumların menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulmasını stopaja tabi tutmasıdır.
Devredilen pay senedi İMKB’de işlem görüp görmemesine göre de farklı vergilendirilmektedir. Buna göre devredilen pay senedi borsada işlem görüyorsa ve 01.01.2006 tarihi itibariyle elden çıkarılmışsa GVK geçici 67. madde kapsamında stopaja tabi olacaktır. Ancak İMKB’de işlem gören, tam mükellef kurumlara ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan pay senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan gelirlere stopaj uygulanmayacaktır. Bu gelirler için GVK’nın mükerrer 80. maddesi de uygulanmayacak bir başka ifadeyle bu gelirler değer artışı kazancı olarak da gelir vergisi beyannamesine girmeyecektir.

27.10.2008 tarih ve 2008/14272 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı([22]) ile tam mükellef gerçek kişi ve kurumlar tarafından GVK Geçici 67. madde kapsamında pay senetlerine (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları pay senetleri hariç) ilişkin olarak elde edilen kazançlar için uygulanacak stopaj oranı % 0 olarak tespit edilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu Kararı’nın yürürlülük tarihi olan 14.11.2008’den itibaren elden devredilen pay senetleri kazançları % 0 oranında stopaja tabi tutulmaktadırlar. Bununla birlikte dar mükellef gerçek kişiler tarafından devre konu edilen pay senetleri kazançları da 01.10.2010 tarihinden itibaren 27.09.2010 tarih ve 2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı[23] uyarınca % 0 oranında stopaja tabi olmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalarda 01.01.2006 tarihi ayrımı yapılmıştır. Bu ayırıma göre 01.01.2006 tarihinden önce elde edilen pay senetleri alım-satım kazançları için Geçici 67. madde kapsamında stopaj yapılması söz konusu değildir. Bu gelirler 31.12.2005 tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre vergilendirilerek, maliyet bedeli endekslemesi ve istisna uygulamasından sonra kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

B- KURUMLAR VERGİSİ
Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna tutulmaktadır (5520 sayılı KVK m. 5/1-e). Buradaki “iştirak hisseleri” deyiminin menkul değerler portföyüne dahil pay senetleri ile ortaklık paylarını ifade ettiği belirtilmektedir. İştirak hisselerinin kapsamının belirlenmesine ilişkin açıklama 5520 sayılı KVK’ya yönelik olarak düzenlenen 1 Seri No.lu KVK Genel Tebliği’nde([24]) (5.6.2.2.2) no.lu ve “iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri” başlıklı kısmında yer almaktadır. Buna göre, iştirak hisselerinin, menkul değerler portföyüne dâhil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade ettiği belirtilmektedir. Bunlar arasında da anonim şirketlerin ortaklık payları veya hisse senetleri sayılmaktadır.
Bu durumda pay senedi veya ilmühaber bastırılmış olsun veya olmasın kanuni şartları taşıyan iştirak kazançları kurumlar vergisi kapsamında düzenlenen iştirak hisseleri kazançları istisnasından yararlanmaktadırlar([25]).

C- KATMA DEĞER VERGİSİ
Gerçek kişiler Katma Değer Vergisi Kanunu’nun diğer istisnalar başlığını taşıyan 17. maddesinin 4. fıkrası (g) bendine göre, hisse senedi teslimleri katma değer vergisi kapsamı dışında tutulmuştur. Buna göre pay senetlerinin devri durumunda katma değer vergisi açısından vergiyi doğuran bir olay söz konusu olmamaktadır. Aynı istisna uygulaması pay senedi ve ilmühaber bastırmış kurumlar açısından da söz konusu olmaktadır. Pay senedi ve ilmühaber bastırmamış kurumlar ise, KDVK’nın 17. maddesi 4. fıkrası ® bendine göre, pay senedi ve ilmühaber edinilmelerinden itibaren 2 yıl içinde satılırsa %18 oranında KDV’ye tabi olmaktadırlar, satılmamaları durumunda pay senetlerinin ve ilmühaberlerin devirleri KDV’den istisna olmaktadır.

D- DAMGA VERGİSİ
Genel kural gereği anonim şirketlerin hisse devrine yönelik olarak yaptıkları sözleşmeler damga vergisinin konusuna girmektedir. Ancak kurumların aktifinde iki yıldan fazla kalmış iştirak hisselerinin devredilmesine bir istisna getirilmiştir. Söz konusu istisnaya ilişkin Kurumlar Vergisi Kanunu ile Damga Vergisi Kanunu birbirine paralel düzenlemeler içermektedir. Buna göre, 5281 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen bende göre 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasının 12 numaralı bendi kapsamında kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerinin satışından doğan ve sermayeye eklenmesine karar verilen kazançlarının vergiden istisna olduğuna hükmedilmektedir. Damga Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeye paralel düzenlemesi ise, (2) sayılı tabloda damga vergisinden istisna edilen kâğıtlar bölümü altında yer alan “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlığının 35. fıkrasıdır. Buna göre, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasının 12 numaralı bendi kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisna tutulmuştur.

IV- SONUÇ
YTTK ile başta yapıları olmak üzere birçok değişime uğrayan anonim şirketleri ilgilendiren dikkat çekici değişiklerden birisi de Kanun’da hisse senedi yerine pay senedi ifadesinin kullanılmasıdır. Bu değişiklik hukuki bir sonuç değiştirmemekle birlikte bastırılmış pay senetleri uygulaması hamiline ve nama yazılı pay senetleri şeklinde uygulanmaya devam etmektedir.
Senetlerin devri hamiline yazılı senetlerde herhangi bir sözleşme hükmüne bağlı olmaksızın zilyetliğin geçirilmesiyle gerçekleşmekte ve devralan devir sonucu oluşan tüm haklara zilyetliğin geçirilmesiyle sahip olabilmektedir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri YTTK ile de oldukça kolaydır.

YTTK nama yazılı senetlerin devrinde MTTK’dan farklı olarak bağlı nama yazılı pay senetlerinin devri konusunda, esas sözleşmeye şirket onayı şartını getirmektedir. Buna göre devrin pay defterine kaydedilmesi gerçekleşmesini tam olarak sağlamamaktadır. Devirden dolayı ortaya çıkacak tüm haklar şirket onayından sonra devralana geçmektedir. Bu durumda senetlerin devrinde bölünme teorisinden birlik teorisine doğru bir geçiş ortaya çıktığı belirtilmektedir.

Şirketler pay senedi bastırılana kadar geçici olarak pay senetlerinin yerini temsil ermek üzere ilmühaber düzenlenmektedirler. İlmühaber düzenlemesi YTTK’da da yer almakta olup ilmühaberlerin devrinde nama yazılı senetlere ilişkin hükümler uygulanmaktadır.
Senetlerin devrinin vergi kanunları karşısındaki durumu sadece bağlı nama yazılı pay senetlerinde değişmektedir. MTTK açısından devrin pay defterine kaydedilmesi ile devralan açısından tüm haklar ortaya çıktığı gibi vergilendirme bakımından da vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir. Bu açıdan YTTK bağlı nama yazılı pay senetlerinde vergiyi doğuran olayı değiştirmektedir. YTTK ile devrin gerçekleşmesi şirket onayına da bırakılabilmektedir. Şayet esas sözleşmeye buna dair bir madde konulursa devir, pay defterine kayıt ile değil şirket onayı ile gerçekleşecektir. Bu durumda vergiyi doğuran olay şirket onayıdır.

Kısacası, pay senetlerinin devri konusunda YTTK düzenlemelerinin vergi kanunlarını, vergiyi doğuran olay noktasında değiştirdiği görülmektedir. Bununla birlikte YTTK düzenlemeleriyle ifade birliğinin sağlanması açısından “hisse senedi” ifadesinin vergi kanunlarında da “pay senedi” olarak değiştirilmesi gerekli görülmektedir.
hisse senedi ve ilmuhaber basimi gerekli işlemler, hisse senedi basımı için yönetim kurulu kararı, hisse senedi bastırma prosedürü, hisse senedi basım kararı, hisse senedi bastırmak, hisse senedi örneği, hisse senedi bastırılması, hisse senetleri basımı, hisse senedi matbaa, hisse senedi baskısı

Hisse Senedi (TTKdaki yeni adıyla PAY SENEDİ) konusunda görüşlerini TEB KOBİ TV’ye açıklayan Vergi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Kızılot: “Hisse Senedi gitti, pay senedi geldiBu konuda biz tüm izleyenlerimize hisse senedi (pay senedi) veya ilmühaber çıkarılmasını öneriyoruz.” diyor.

Yeni  TTK’nın pek çok maddesinin değiştirilmesi yolunda önemli çalışmalar yapan Prof. Kızılot, hisse senedi (pay senedi) niçin çıkarılmalı şeklindeki soruyu şöyle yanıtlıyor: “A.Ş. hisseleri, edinilme tarihinden itibaren 2 yıl sonra elden çıkarılması halinde elde edilen kazanç vergiye tabi değildi. Bundan sonra da olmayacak. Ancak ortada  hisse senedi veya ilmühaber olmaması halinde  ise devir edilen PAYDAN elde edilen değer artış kazancı vergiye tabii. Bu uygulama eski TTK’da da yeni TTK’da da aynen var. İşte bu nedenlerle ben şirketlere hisse senedi çıkarmalarını öneriyorum…”

 “PAY DEVRİ SIRASINDA HİSSE SENEDİ VARSA KDV YOK” 

Prof. Dr . Kızılot, hisse senetlerinin devri sırasındaki KDV uygulaması ile ilgili  olarak da şu bilgileri veriyor;
“KDV kanunun 17 mad. 4-G bendine  göre pay devri sırasında  Hisse Senedi varsa  bu işleme KDV uygulanmıyor. Hisse senedi yoksa iştirakin elden çıkarılması halinde bu işlem KDV ‘ye tabi oluyor.”

LİMİTED ŞİRKET DEVİR ÖNCESİ A.Ş DÖNÜŞÜR VE PAY SENEDİ BASTIRIRSA VERGİ YOK 

Prof. Dr. Şükrü Kızılot 30 Temmuz 2012 ‘de yayınlanan “Ltd. şirket hissenizi ezbere devredip çıra gibi yanmayın” başlıklı yazısında, Limited şirketlerin hisse devri öncesinde  anonim şirkete dönüştürülmesi halinde, damga resmi, harç ve gelir vergisi ödenmeyeceğini belirtiyor. Yazar Kızılot, bu işlemin gerçekleşebilmesi için, önce Limited şirketin A.Ş. dönüştürülmesi ve hemen ardından “Pay senedi” bastırılması  gerektiğinin altını çiziyor  ve durumu kısaca şöyle özetliyor; “Limited şirketin A.Ş.’ ye dönüştürülmeden devri durumunda damga vergisi, harç, gelir vergisi gündeme geliyor. Oysa  Limited Şirket, hisselerini doğrudan devir edilmeyip, A.Ş dönüştürdükten sonra  bu işlemi yapar  ve  pay senedi (hisse senedi) ya da geçici ilmühaber de bastırırsa ciddi  vergi  avantajı  sağlıyor. Damga vergisi, harç ve gelir vergisi ödemiyor .

Prof. Şükrü Kızılot, TEB KOBİ TV‘de Sosyal Güvenlik Uzmanı Ekrem Sarısu ile yaptığı “Yeni TTK“ başlıklı söyleşide, pay senetleri konusunda geniş açıklamalarda bulunduğu görüşmeyi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir